X
Doğu Anadolu Gezisine Devam Etti, Halifeliğin Sınırlarını Çizdi; Atatürk’ün Günlükleri: 14-20 Kasım

Doğu Anadolu Gezisine Devam Etti, Halifeliğin Sınırlarını Çizdi; Atatürk’ün Günlükleri: 14-20 Kasım

ABONE OL
Kasım 14, 2022 20:36
Doğu Anadolu Gezisine Devam Etti, Halifeliğin Sınırlarını Çizdi; Atatürk’ün Günlükleri: 14-20 Kasım
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Gazi Mustafa Kemal Atatürk, ‘Beni görmek demek mutlaka yüzümü görmek değildir. Benim fikirlerimi, benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız bu kafidir.’ derken onu daha iyi anlayabilmek için eylemlerini, söylemlerini anlamamız gerektiğini ifade eder. İşte bu yüzden biz de onun günlüklerinden yola çıkarak onu daha iyi anlayalım istedik. Bakalım Büyük Kurtarıcı geçmişte, 14-20 Kasım arasında neler yapmıştı?

Kaynak: Atatürk Araştırma Merkezi

Kronolojik Fotoğraflar: İşte Atatürk

14 Kasım 1919

Mustafa Kemal Paşa, o gün,  Suriye ve Kilikya’daki işgal kuvvetlerinin değiştirilmesi hakkında İngiliz-Fransız anlaşması nedeniyle, Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Merkez Heyetleri ve basın için şöyle bir genelge yayımlar: ‘İngilizler, Fransızlarla 1916 yılında imzaladıkları antlaşmayı esas kabul ederek bu yıl Eylül’ün onbeşinci günü ‘Suriye Anlaşması’ adıyla milletin tarihine yeni bir zulüm ve tecavüz sayfası daha ilâve ettiler. Milletimiz Erzurum ve Sivas Kongreleriyle mukaddes ve meşru hukukunu savunma hususundaki azim ve kararını cihana ilân etmişti. Bu sebeple bu ve bu gibi varlığımıza ve meşru bağımsızlığımıza kasteden caniyane kararlara asla boyun eğmeyecektir!’

15 Kasım 1937

Atatürk, o gün, saat 18.00’de Diyarbakır’a gelir. Halkevi ve Orduevi’ni ziyaret eder, Halkevi’nde orkestra tarafından şerefine verilen konseri dinledikten sonra kısa bir konuşma yapar: ‘Yirmi sene sonra tekrar Diyarbakır’da bulunuyorum. Dünyanın en güzel ve en modern binası içinde, modern, nefis bir müziği dinleyerek… İnsanlığın uygar bir halkı huzurunda, bu halkın evinde duyduğum zevk ve saadetin ne kadar büyük olduğunu elbette takdir edersiniz. Bunu kaydetmekle bahtiyarım.’

Atatürk’ün Diyarbakır gezisinden görüntüler:

16 Kasım 1918

Tümgeneral Mustafa Kemal Paşa, o gün, Pera Palas’ta Çanakkale savaşlarına katılmış olan İngiliz Generali William Birdwood ile görüşür.

17 Kasım 1934

Matbuat Umum Müdürlüğü, o gün, Atatürk’ün basına bir dileğini ileten bildiri yayımlar: ‘Gazetelerde öz Türkçe yazıların, başmakale yerinde bölünmeden ve öteki yüzlere atılmadan yazılmasını Cumhurbaşkanı, gazete sahibi arkadaşlarından dilemektedir. Gazetenin en başındaki öz Türkçe yazı, siyasî başmakale olabileceği gibi, gazetelerin dil inkılâbına yardım olarak yazdıkları örnek yazılar da olabilir. Bu düzenin, gazetelerde en uzak yedi gün içinde başlayabileceğini Cumhurbaşkanı, arkadaşlarının özeninden beklemektedir.’

18 Kasım 1922

Mustafa Kemâl Paşa, o gün, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin gizli oturumunda, yeni halife seçilmesi ve halifenin yetkileri konusunda ileri sürülen bazı iddialara şöyle cevap verir: ‘…Türkiye halkının kayıtsız şartsız egemenliğine sahip olduğunu bir defa daha ve kesinlikle tekrar ediyorum. Egemenlik, hiçbir mana, hiçbir şekil ve hiçbir renkte ve belirtide iştirak kabul etmez. Unvanı halife olsun, ne olursa olsun, hiç kimse bu milletin mukadderatına ortak olamaz.

Ayrıca Paşa, İstanbul’da bulunan Refet Paşa’ya halifenin durumu hakkında şöyle direktif verir: ‘Abdülmecit Efendi, ‘Halife-i Müslimîn’ unvanını kullanacaktır. Bu unvana, başka sıfat ve kelime ilâve edilmeyecektir. Âlem-i İslâm’a duyurulmak üzere yayımlayacağı bildirgede Türkiye Devleti’nin ve Büyük Millet Meclisi’nin ve Hükûmeti’nin hususî niteliği ve idare şeklinin, Türkiye halkı ve bütün İslâm âlemi için en faydalı ve en uygun olduğu anılacak ve belirtilecektir.’

19 Kasım 1938

Sabah, Dolmabahçe Sarayı tören salonunda Atatürk’ümüzün cenaze namazı kılınır. Sonrasında Atatürk’ün tabutu, saat 8.21’de Dolmabahçe Sarayı’ndan top arabasına konularak törenle Sarayburnu rıhtımına, buradan da Zafer torpidosu aracılığıyla Yavuz zırhlısına nakledilir. Daha sonra bu gemi ile İzmit’e getirilir ve yine Zafer torpidosuna nakledilerek karaya çıkarılır. Cenaze saat 20.30’da özel trenle İzmit’ten Ankara’ya gönderilir

20 Kasım 1933

Gazi, o gün, kapatılan İstanbul Darülfünunu’nun yerine kurulan İstanbul Üniversitesi’nin öğretime açılması nedeniyle kendisine gönderilen saygı ve bağlılık telgrafına şöyle cevap verir: ‘İstanbul Üniversitesi’nin açılmasından çok sevinç duydum. Bu yüksek ilim ocağında kıymetli profesörlerin elinde, Türk çocuğunun müstesna zekâ ve eşsiz kabiliyetinin çok büyük gelişmelere erişeceğinden eminim!’

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP